19 Şubat 2009

otoportreler 1

otoportresini çizip duran, kendi imgesini bıkmadan usanmadan defalarca boyayan çokça sanatçı mevcut. malum, otoportre dediğimizin, kendi kendini yeniden tanımlamakla, var etmekle, yeni temsiller, yeni kimlikler aramakla, bu arayışa duyulan ihtiyaçla falan pek ilgisi var. tabii, elindeki fırçayı, kendimi bugün hangi şekle soksam, diye oyalanarak sallamakla olmuyor bu işler. şurada blog diye ne yapıp ettiğimizden üstünkörü bahsettiğimiz kısa metinlerimizi bile üç yazıp iki silerek, elimizden geldiğince titizlenerek şekillendirmiyor muyuz? o yüzden, otoportrenin de, iyisi var kötüsü var; samimisi var kibirlisi var; sahicisi var yapmacığı var.
felix nussbaum, sıkı otoportrecilerden. genel olarak da çok üretken ve binbir ayrı tekniği keyfince ve yetkinlikle kullanabilen bir ressam. benim sayabildiğim kadarıyla elli küsur otoportresi mevcut. aşağıda, bunların en meşhuru var; yahudi kimliğiyle otoportre (1943: felix nussbaum haus, osnabrück).



nussbaum 1904'te doğmuş. 1944'te mechelen'de nazi'lere yakalanıp auschwitz'te öldürülene kadar osnabrück, berlin, ostend ve brüksel'de yaşamış. osnabrück'te, onun adına yapılmış, mimar daniel liebeskind'in eseri şahane bir de müze var.

felix nussbaum foundation
felix nussbaum haus
felix nussbaum haus by daniel liebeskind

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

başka bloglar: eş dost tanıdık ve sevgi saygı çerçevesi